Proje Adı: Hybrid Micro City
Proje Türü: Fikir Yarışması
Proje Niteliği: Salgınlara dirençli, ekolojik ve kendine yeterli kent önerisi
Müdahale Alanı: Kullanım dışı yapı stoku

Yapısal Sistem: Mevcut taşıyıcı iskeletlere eklemlenen modüler miselyum konut birimleri
Program: Kentsel tarım, sağlık, araştırma, eğitim, ortak çalışma, yaratıcı sanatlar, hafıza ve kamusal yaşam alanları
Kaynak Döngüsü: Biyogaz, atıktan enerji, yerel üretim, paylaşım, dayanışma ve takas
Tarih: 2020
Tasarım: Prof. Dr. İlknur Türkseven Doğrusoy, İpek Nur Demir
Hybrid Micro City, Covid-19 sonrasında görünür hale gelen kırılgan kent düzenine karşı yeni yapılar üretmek yerine mevcut olanı dönüştürmeyi önerir. Kullanım dışı yapıların cepheleri sökülür; geride kalan taşıyıcı iskeletler, kent boyunca çoğalabilen hibrit mikro kentlerin altyapısına dönüşür. Böylece post-endüstriyel yapı stoku, ekolojik ve çok işlevli bir yaşam sisteminin parçası olarak yeniden kullanılır.

Her mikro kent; konut, üretim, sağlık, eğitim ve kamusal yaşamı düşey bir mahalle düzeninde bir araya getirir. Tarım kulesini çevreleyen merkezi boşluk, ortak yaşamın odağını oluşturur. Zemin ve ikinci kattaki yatay kamusal katman farklı mikro kentleri birbirine bağlarken, yarı kamusal düşey merkez salgın dönemlerinde bağımsız biçimde çalışabilir.
Ahşap kalıplar içinde yetiştirilen modüler miselyum konutlar; I, L ve U biçimli planlarla yatayda ve düşeyde büyüyebilir. Giriş, temizlik ve depolama alanı, mutfak ve üretim terası her birimin çekirdeğini oluşturur. Esnek odalar gerektiğinde bireysel izolasyona izin verir, gündelik yaşamda ise yeniden birleşerek sosyal etkileşimi destekler.
Organik atıkların biyogaza, endüstriyel atıkların enerjiye dönüştürüldüğü bu sistem; yerel üretimi, paylaşımı ve dayanışmayı kentsel yaşamın temel bileşenleri olarak ele alır. Hybrid Micro City, mimariyi tekil bir yapı olmaktan çıkararak kendi kaynaklarını üreten, değişen koşullara uyum sağlayan ve birlikte yaşamayı yeniden kuran açık bir organizmaya dönüştürür.
"...bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet
Back to Top